Orta Amerika'nın derinliklerinde, haritalarda görünmeyen ve giren her yolcuyu kendi tekinsiz döngüsüne hapseden gizemli bir kasaba... Matthews ailesi, karavanlarıyla seyahat ederken yollarını kapatan devasa bir ağaçla karşılaşırlar. Geri dönmeye çalıştıklarında ise kendilerini tekrar aynı kasabanın meydanında bulurlar. Bu, sadece başlangıçtır; çünkü bu kasaba, fizik kurallarının işlemediği ve her yolun yine kendisine çıktığı bir hapishanedir.
Kasaba sakinleri için gerçek kabus, güneş battığında başlar. Ormanın derinliklerinden çıkan ve insan kılığında dolaşan tekinsiz varlıklar, kasaba sokaklarında avlanmaya çıkar. Onlar koşmazlar, bağırmazlar; sadece gülümserler ve içeri girmek için yalvarırlar. Kasaba halkı için hayatta kalmanın tek yolu, kapılara asılan antik tılsımlar ve gün batmadan pencereleri sıkıca kapatmaktır.
Bu gizemli hapishanede hayatta kalmak istiyorsanız, diğer sakinlerle omuz omuza vermelisiniz. Şerif Boyd Stevens'ın koyduğu kurallara uyun, tılsımınızı asla yanınızdan ayırmayın ve ormandaki seslerin zihninizi bulandırmasına izin vermeyin. Unutmayın, bu toplulukta herkesin bir görevi var ve en ufak bir hata herkesin sonu olabilir.